devrimalp bildirdi: "Samsunspor'u son birkaç yıldır (5 kırmızı kart olayından beri) bir Beşiktaş'lı olarak pek sevmem. Ama bir dönem fırtına gibi esmiş bir takımdı. Özellikle 80'lerde.. Tam artık işler rayına oturmuş, samsun meyveleri toplamaya başlamıştı ki, 1989'da bir maç için yola çıkan klüp otobüsü (galiba) bir kamyonla çarpışmıştı. (Traktör ya da başka bir araç olabilir net hatırlamıyorum) Bir tek nereden kaldıysa aklımda Tomiç Zoran'ın adını hatırlarım ölenlerden. Samsun "
devrimalp bildirdi: "Gelmiş geçmiş en şahane gruplardan biri olmakla beraber, eurovisionda bizi temsil etmemelerinin daha uygun olduğunu geç farketmiş bir gruptur..benim 80lere dair hatirladigim en muhim sarkilari "vak to rock" olmustur.. annem kasetini aldi diye evde senlik havasi esmiş, kardeşimle "sınıfımı geçince, bir gitar aldım kendime.. vak vak vak, vak to rock" diye baya bi söylemiştik..güllerin içinden, deli deli kulakları küpeli, buselik makamı gibi unutulmaz şarkılarına çektikleri klipler de eklenince müzik dünyamızın 1 numaralı grubu olmuşlar, kaliteli müzik yaparak o dönemki arabesk furyasına direnmişlerdi. Severek dinledik, dinliyoruz ve dinleyeceğiz sanırım..."
aysun bildirdi: "Senesini tam hatırlayamıyorum google danda fayda yok seksenlerdeydi hrlde, çok popüler olmuştu, telli turna. Şimdi türü tükenmeye yüz tutmuş, 11 tane telli turna kalmış, çok üzüldüm, galiba telli turnamızda türkülerde kalacak. neyse konumuza dönelim, söz Murathan mungan, müzik Manos loızos, Derya köroğlu seslendiriyor ; telli telliiii ( trt-eurovision anonsuna benzedi şimdide ) bu arada yt. nün akdeniz akdeniz albümündeymiş ki 83 te çıkarmışlar. özetle çok hoş şarkıydı, bugün için böyle naif şarkıların herkesin mırıldanacağı bir ezgiye dönüşmesi çok zor galiba bu şarkıda bizim çocukluğumuzun bir güzel melodisi olarak kalsın. Sözlerinide ekleyelim; "
aysun bildirdi: "Seksenlerin sonlarında moda oldu, çocuklar bayıldı okul gösterilerinde lambada yaptılar öle bi esti geçti. çok akılda kalan bi melodisi vardı. klibide çok sevimliydi, renk renk uçuşan etekler, deniz kum güneş http://www.youtube.com/watch?v=58E74YWQa8A&mode=related&search= kardeşim o zmn küçüktü lambada kıyafeti almıştı annem, müziğini duyar duymaz oynamaya başlardı.admin eklemiceksin ama yinede yapıştırıyorum resim için linki http://alemoli.altervista.org/immagini/lambada.JPG"
bonsaix bildirdi: "Uğur DÜNDAR renkli kişiliği hoşgörülü davranışları,sempatik duruşu ve olayların üzerine gitmekteki kararlılığıyla tanıdığımız ender gazeteci ve televizyonculardan biridir.Sarı saçları ve mavi gözleri ile en yakışıklı habercilerimizden biri olan Uğur DÜNDAR seksenli yıllar boyunca yaklaşık 20 sene süresince TRT de yayın yapmıştı.Daha sonra özel kanallar açıldığında KANAL D ve CNN Türk e transfer olmuş yayınlarına oradan devam ediyor..Kendisi sayısız başarılı haberciliğe imzasını atmıştır.Son dönemde karşımıza çıkan kuş gribi (tavuk vebası) olayının da başkahramanlarından olan usta gazeteci Uğur DÜNDAR,Türk halkının tavuk eti tüketimini kesmesinden sonra tekrar sorumluluğu üstüne alarak faydalı temiz tavuk !! reklamlarında ücret almaksızın oynayarak halkımızı tekrar tavuk eti yemeye sevketmiştir..Eser kaçakçılığı,vergi kaçakçılığı ve yolsuzluk gibi daha bir çok suçu bulunan ve Amerika ya kaçıp orada Manhattan da lüks bir yerde yaşayan,ve Amerika nın Türkiye ye iade etmediği Halil BEZMEN in hanesine yaptığı baskında yaşananlarda hala gözlerimin önünde...Arena programıyla ve programının başladığı yıldan beri koruduğu hiç değiştirmediği aynı haberci kadrosuyla yolunda emin adımlarla devam etmekte..Başarılarının devamını diliyorum Uğur DÜNDAR'a.."
troy_mcclure bildirdi: "Dergi halen olmakla beraber 80' li yıllarda ayrı bir yeri vardı. Zira renkli baskılı dergi çok fazla değildi ve yine yurt dışı menşeili dergi de çok azdı. Patronlu Burda dergisinin hatta bazı sayılarında çevirisi yapılmamış Almanca sayfalar yer alırdı. Annelerimizin aldığı bu dergiler kıymetlerinden ötürüydü sanırım uzun bir süre ortadan kaldırılmazdı. Bayanlar kendi aralarında eski sayıları da değişirlerdi. İçinden çıkan patron olayının değerlendirilmeside ayrı bir olaydı. Kumaşın üstüne sabun gibi bişeylerle çizgiler falan çizilirdi."
troy_mcclure bildirdi: "Tek kanallı televizyonumuzun bize kazandırdığı en güzel müzik programlarından biriydi. İzzet Öz sunardı. Kalın çerçeveli ve oldukça kalın camlı gözlükleri ile yakın çekim ekrana çıkar ve 'merhaba gençler' diyerek programa başlardı. Pek çok grubu onun sayesinde ilk kez ekranlarda görebildik. Ama çocukluğumuza rast gelen bazı dönemlerde çaldığı bazı parçalar doğrusu ağır kaçardı. Bir dönem de her programda Mazhar-Fuat-Özkan'ı çıkarmaya başlamıştı. Program Trt' nin en uzun dönemli programlarından biri olmuştur."
troy_mcclure bildirdi: "80'li yılların unutulmaz çocuk dergisiydi. Ülkü Tamer ve Yalvaç Ural çıkarıyordu sanırım. Rakip olarak Tercüman gazetesi de bir çocuk dergisi çıkarmışdı ama Milliyet Çocuk'un kalitesinden çok uzaktaydı. Bir dönem orta kısmında 20-30 sayfalık siyah-beyaz eski klasik romanların çizgi romanlarını yayınlamıştı. Red Kit' le ilk bu dergide tanışmıştık. Bir de Larry Yuma diye bir kovboyun çizgi roman hikayeleri vardı. Adamın yüzü şapkası nedeni ile hep gölgede olurdu ve sırtında da her daim kilim gibi bir şey dururdu. O dönem bu dergiyi ciltleterek kütüphaneye koyan aileler de azımsanmayacak miktardaydı. "
troy_mcclure bildirdi: "Uçak filmi daha sonraki yıllarda benzer filmlere imza atacak olan ZAZ ekibinin ilk filmlerindendi. 1980 yapımı film de Kareem Abdul Jabbar, Lloyd Bridges, Peter Graves, Leslie Nielsen gibi dönemin pek çok ünlüsü rol alıyordu. Kontrolü kaybolan bir uçak ve bu uçak da ve kulede yaşananlar. O dönem hiç bir mizah filmi bu film kadar gişe başarısını yakalayamamış idi. Filmi hatırlamak isteyenlere;
"
zeloo bildirdi: "Enver Demirkan ve Abdullah Şahin'in canlandırdıkları karakterlerdi,skeçler yaparak insanları güldürürlerdi.Her programın sonunda (boyu kısa olan)Abdullah Şahin diz çöker nokta olur.Enver Demirkan'da(uzun boyuyla) bükülerek ben virgül der selam verirdi...daha sonra Abdullah Şahin tiyatroda uzun yıllar görev aldı.."