 | Site Menü |  |
|
Seksenli Yıllar Menü |
| |
|
Dostlarımız |
| | | |
 | Facebook Sayfası |  |
 | Konu Başlıkları |  |
 | Google Reklam |  |
|  | Zamanın teknolojisi |  | denizz bildirdi: "Televizyona bağlanan reglatör diye bir alet vardı.Açmadığınız zaman görüntüler dalgalanıp dururdu. Her evde, her televizyonun yanında mutlaka bulunurdu. Madem herzaman gerekliydi, televizyonun bir parçası olarak içine monte etmek neden kimsenin aklına gelmemişti acaba... "
| | |  | saklambaç ve gizemli bölgeler |  | ozanas bildirdi: "kocaman bir bahçemiz vardı ve o bahçenin gizemli bir sürü yeri vardı. bakkaldan sakızları alır içinden çıkanlarla (turbo sakız) oyun oynardık sonra saklambaç :) şimdi bakıyorumda o gizem nerede o kocaman bahçe küçücük olmuş. çocuk ellerimizde kaybolan erikler ve o erik ağaçları yok, çocukluğumun üzerine beton dökmüşler :("
| | |  | Pazar geceleri |  | Hudelfa bildirdi: "İlkokula gittiğim yıllar..Evimiz sobalı,pazar akşamları oturduğumuz odanın ortasına annem muşamba sererdi,ortasınada kocaman bir leğen.Sobanın üzerinde güğüm,leğenin yanına kova.Annem bizi yıkardı :)) Yatak zaten hazır hooop yatağa girerdik.."
| | |  | Güvenimi kaybettim hükümsüzdür |  | denizz bildirdi: "Biz eskiden okula yürüyerek giderdik, arkadaşlarımızla güle oynaya. Ne servis gerekirdi o zaman ne de eşlik edecek bir büyüğümüz. Bir arkadaşımıza gitmek istediğimizde ailesi beşinci göbeğe kadar araştırılmazdı. Herkes güvenilirdi sanki o zaman. Adres soran yabancılara şüpheyle yaklaşmaz,bize yardım etmek isteyen yabancıların davranışlarında kötü niyet aramazdık. Aldığımız her yiyeceğin katkı maddelerini araştırmaz, ucuz şeyleri alınca mutlu olur, "kanserojen midir" diye şüphe duymazdık. Eskiden yaşamak sadece yaşamaktı, gardını alıp tetikte beklemek değildi her an.."
| | |  | video filmler |  | denizz bildirdi: "1984'de Almanya'dan kesin dönüş yapmıştık. Almanya'dan getirdiğimiz videoyla ne sükse yapmıştık anlatamam. Bir kaç yıl sonra o filmlerin tv'de cirit atacağını tahmin edemediği için oldukça titiz olan babam nerdeyse 100 kasetlik bir arşiv hazırlamıştı hatta kaç numaralı kasedin içinde hangi film var şeklinde listesi de vardı. Gelen misafirlere "seçin burda bir film" derdi. O zamanlarda gelenler de zaten genellikle biz teklif etmeden "Koy bakalım bir türk filmi izleyelim derlerdi". En revaçta olan Kemal Sunal filmleriydi. Erkek misafirler dövüşlü film isterken bayanlar "ağlamaklı" tercih ederlerde bir süre kara verilemezdi.Şimdi düşünüyorum da o zamanlar gelen misafirlerin kaçı bizi görmek için kaçı filmlerin hatrına geliyordu acaba?..... "
| | |  | MİNTİ |  | RENK bildirdi: " Naneli, mentollü, hoş kokulu sakız ... ambalajını açtığınızda kağıdın arkasnda artist ve sanatçı resimleri görürdünüz. Örn : 69 Gülşen Bubikoğlu Şimdi envai çeşit sakız var ama çocukluğunuza dönün ve düşünün , o zamanlar Dandi ve Minti'den aldığınız hazzı şimdi hangi sakızdan alabiliyorsunuz ?"
| | |  | Araba süsleri |  | denizz bildirdi: "Seksenli yıllarda arabaların arka camlarına konulan süslerin sürekli değişen modaları vardı. Bir dönem tığla örülmüş etekleri kıvır kıvır ispanyol bebekler vardı . Sonra yine elişi süslü yastıklara biraktılar yerlerini. Arkasından yine el işi karpuz dilimi,siyah çekirdeklerini bile yaparlardı. En son da başı sürekli sallanan köpekler vardı. Hatta o köpekler son yıllarda da bir ara çıkmıştı."
| | |  | Seksenlerdeki elektrik kesintisinin ikibinlere izdüşümü |  | denizz bildirdi: "Cumartesi akşamları önce "Bir Cumartesi Gecesi" adlı eğlence programı yayınlanır ardından da Türk Filmi başlardı. Bir cumartesi eğlence programında Barış Manço ve Emel Sayın konuk olacaktı. Ardından da Müjde Ar'ın "Fahriye Abla" filmi vardı. Akşamı zor beklemiştim. Tam program başlayacakken eletrikler kesildi ve tam saat onikide geldi. Televiyonda da ancak İstiklal Marşına yetişebilmiştik.O akşam nasıl üzülmüş, nasıl sıkılmıştım. İlginçtir onca yıl geçti o kadar merak etmeme rağmen Fahriye Abla filmini izlemek bir türlü kısmet olmadı."
| | |  | Bir ilkokul hatırası;Benzin kokusu |  | Hako bildirdi: "Eylül ayı gelir,yazdan kalan yapraklar bir bir dökülürken açılır okullar. Daha bir kaç hafta önceden gerilimini hisserdedik. Bir tarafta tekrar o siyah önlüğü giymenin stresi diğer tarafta arkadaşlarına kavuşmanın heyecanı olurdu.Bir üst sınıftaydık artık, geçen sene imrendiğimiz sınıfta. Önlüğün yenidir bu sene ama, ayakkabıların geçen senedendir. İkisinin birden yenilenemiyeceğini bilirsin.Zaten ayakkabıların bir numara büyük alınmıştır geçen sene '' seneye de giysin'' diye.Saç traşını olmuşsundur,ve daha iyi yıkanırsın bu pazar akşamı. Çünkü yarın okullar açılacaktır.Büyük heyecan büyük mutluluk..Sınıftan içeri girer girmez boyanmış tahta dikkatini çeker önce. Sonra o koku gelir burnuna. Benzin kokusu. Neden diye soracaksınız hemen izah edeyim."
| | |  | ilk renkli televizyonumuz |  | postboxenator bildirdi: "sene 86 , siyah beyazdan renkliye bir geçişim vardı anlatmadan geçemiycem... "
| | |
|  | Site Ziyaretçileri |  |
 | GOOGLE |  |
 | Arama Motorlari |  |
 | Anketler |  | |